JT Slayt Gösterisi modülü resimleri yüklüyor. Lütfen bekleyiniz...
100 Altın İnsanAtlas Online1 FARKINDALIK OLUŞTURMAK İÇİN SENDE 1 ADIM AT !
19 OCAK 2018
Turkish (Turkiye)English (United Kingdom)

DESTEK

Bize destek olmak için tıklayın...

    
JT Slayt Gösterisi modülü resimleri yüklüyor. Lütfen bekleyiniz...
Hawking'den Mesaj Var!Dünya Engelliler Gününde Sosyal EngellilerDMD ve SMA Hakkında Yeni Gelişmeler (Aralık 2016)Unicef'in STK'lılarla Toplantısı GerçekleştirildiKASDER Erken Yılbaşı Kutlaması
JT Slayt Gösterisi modülü resimleri yüklüyor. Lütfen bekleyiniz...
Kas Hastalarına ve KamuoyunaÜye ve Gönül Dostlarımızın Dikkatine!Bir Farkındalık ve Yardım Projesi1 FARKINDALIK OLUŞTURMAK İÇİN SENDE 1 ADIM AT!Yarışmamızın Ödül Törenine Bekliyoruz
JT Slayt Gösterisi modülü resimleri yüklüyor. Lütfen bekleyiniz...
Fizyoterapi HizmetlerimizEl Becerileri EdindirmeUlaşım DesteğiOnline Psikoloji DesteğiDerneğimiz Uluslararası KongrelerdeMesleki RehabilitasyonEvde Bakım Hizmetleri Sosyal EtkinliklerSosyal Hizmet Desteği

Türkiye'de Engelliler

engelliRKİYE’DE ENGELLİLER  

50 yıl önce Kopenhag’da engelli insanların otobüs ve tramvayların kapılarından tekerlekli sandalyeleri ile girdiklerini görerek şaşmış ve elbette gıpta etmiştim. Daha sonra engellilerin hemen her yerde var olduklarını gördüm.

Parklarda , sinemalarda, okullarda, üniversitede, stadyumlarda..Katıldığım rehabilitasyon kursu programında hastaneleri ve özellikle fizik tedavi ve ortopedi kliniklerini ziyaret ediyorduk. Asistanların odaları ve yine bir odaya sahip sekreterleri vardı. Hastalara en iyi en üst düzey fizik tedaviler uygulanıyordu. Bunlarla aynı dünyada mı yaşıyoruz diye düşünmekten kendimi alamamıştım. İşsiz kalan engelli yoktu..Onlara tercihlerine uygun meslek eğitimi veriliyor ve DRO (iş edinme görevlisi) tarafından çalışarak kazanma olanağı sağlanıyordu.

Serbest piyasada rekabet edecek durumda olmayanlar için korunmalı atelyeler ( sheltered workshop) vardı. Çocuk felci geçirmiş sadece bir kolu hareket eden bir genç çocuğun evinde telefonla siparişler vererek yaşamını kazandığını gördük. Bakınız bu ne kadar önemli bu ülke sosyal yardımı onlara çalışma ve kazanç olanağı sağlayarak yapıyor. Mesleki rehabilitasyon ve istihdam sistemi çok iyi çalışıyor. Böylece geride çalışamaz durumda çok az sayıda engelli kalıyor. Türkiye’de hem mesleki rehabilitasyon hem istihdam çok aksıyor . Çalışabilecek çok sayıda insan üretime katılmadan yardım alıyor. Bu durum ülke ekonomisine bir yük demektir.

Danimarka’da rehabilitasyon programları evlenmeden anne olmuş genç kızları alıp barındırıyor, onlara iş buluyor (onlar da çalışarak yardım görüyorlar) çocuklarına bakıyor. Çünkü onlar, Dünya Sağlık Örgütünün engelli tanımında yer alan ”sosyal engelli” idiler. Bütün bu hizmetler için, sağlık için, eğitim için bu ülke vatandaşı herhangi bir ödeme yapmak durumunda değildirler. Bu ülkenin o yıllarda nüfusu 4.5 milyondu..50 yıl sonra 5 milyon olduklarını öğreniyorum. Bu sosyal refah memleketinde bir doğum kontrolü olduğu anlaşılıyor ama kimse bu önlemi vatan ihaneti olarak tanımlayıp suçlamıyor.

Bizim yurdumuzda resmi istatistikler 8,5 milyon engelli olduğunu belirtiyor. Sosyal engelliler bu sayı içinde yoktur. Oysa yurdumuzda bu tanım içine giren milyonların olduğu tartışma götürmez.Türkiye 60′ lı yıllarda devlet planlama teşkilatının sakatlar adı ile hazırlamaya çalıştığı raporlarla bu konuya ilgi duymaya başlamıştır. Böyle bir raporu istek üzerine 1965 yılında hazırlayıp devlet planlamaya gönderdim. Sakatlar sözcüğü sonraki yıllarda özürlü ile değiştirildi. Son yıllarda engelli tercih ediliyor .Yıllar içinde doğaldır ki devletin ve özellikle belediyelerin engelliler sorununa ilgisi arttı. Onlara yardım ve destek sağlayan çeşitli yasa ve kurallar getirildi.

Türkiye 2005 yılında kısaca ulaşılabilirlik (accesability ) olarak özetlenebilecek  uluslararası bir anlaşmaya imza attı . Amaç engellileri ulaşıma , eğitime , üretime, iş ve çalışma yaşamına, sosyal etkinliklere ulaştırabilmek ve bunun önündeki engelleri kaldırmaktır. Anlaşma 7 yıllık bir süre tanıyordu ama 2012 de Türkiye’nin bu hedefe ulaşması olanaklı değildi, süre uzatıldı. Tüm yüksek binalar ve AVM’ lere karşın gelişmiş bir ülke, sosyal bir refah ülkesi olmaktan uzak bulunan Yeni Türkiye’de ne eğitim ne ulaşım ne meslek eğitimi ve iş olanakları engelliler için sağlanabilmiş değildir. Engelliler için hazırlanan kadroların kullanılmadığını öğreniyoruz. Her fırsatta bu toplumun acı veren gerçeklerini yineliyorum.Türk toplumu yeterli bir sağlık bilincine sahip değildir. Sağlık sorunları ele alınırken daima ihmal edilen bir faktördür bu..Bu yetersizlik engelliler için de geçerlidir.

Bu nedenle engelliler özellikle tedavisi olmayan ve engellilik yaratan hastalıklar için temel hedefin ”yaşam kalitesini yükseltmek” olduğunu kolay kolay algılayamaz ve uydurma, sahte ilaç ve tedavilere ve bunun sunucusu hilekarlara teslim olurlar. Hasta çocuklarına kuzu pisliği, yer altı solucanı, kas kuvvetlendirici, alabalık uygulaması yaparlar.

Bu aldatmaca artı bilinçsizliklerin burada sayamayacağım çok sayıda benzerleri var. Çaresi politikacı ve ülke yöneticilerinin hiç umursamadığı hatta varlığından fayda umdukları, ilkellikle, bilgisizlikle ve cehaletle mücadele etmektir. Yurtseverlerin bugün yoksunluğunu derin kaygılar içinde yaşadığı  hukuk devletine , demokrasiye, çağdaşlığa ulaşmanın da başka bir yolu yoktur.

 

 

 Prof.Dr.Coşkun Özdemir

 

 

 

 




Karakter Boyutu

100altininsan

ANKET

Engelliler, engelliliğe dayalı ayrımcılığa maruz kalıyor mu?
 

AJANDA

Gecen ay Ocak 2018 Gelecek ay
P S C P C C P
week 1 1 2 3 4 5 6 7
week 2 8 9 10 11 12 13 14
week 3 15 16 17 18 19 20 21
week 4 22 23 24 25 26 27 28
week 5 29 30 31
kasder-canliyayin